Yaşadığımız çağın gerçeklerinden biri de “doğru dürüst birisini bulamamak”! Memleketin bekar kadınları ve erkekleri, bu yüzden telef olup gidiyorlar, bir protesto gösterisi bile yok! Tabii “doğru dürüst birisini bulamamak” meselesinin bir yönü de “sen başkaları için ne kadar doğru dürüstsün” sorusudur ama bu hafta konumuz bu değil. Sorun en temelinde geleneksel çöpçatanlık mesleğinin görevini icra edemez hale gelmesi. Kentlileşme ile ortaya çıkan bir sorun bu. Bu yazıyı yazmamın nedeni ise içinde bulunduğumuz ayın ilk günlerinde Netflix’te yayınlanmaya başlayan “The Tinder Swindler” isimli belgesel film. “Belgesel” diye geçiyor ama bir macera filmi tadını alarak izleyeceksiniz. “Swindler” kelimesi dolandırıcı, dümenci, tokatçı gibi anlamlara sahip. Olayın kahramanı İsrail vatandaşı Shimon Hayut ya da “işteyken” kullandığı adıyla Simon Leviev, sosyal medya çöpçatanlık sitesi olan Tinder’a ağını atmış, hem güzel kadınlarla gününü gün ediyor hem de onları bir güzel dolandırıyor. Bu yolla 10 milyon dolara yakın bir para topladığı biliniyor ama kurbanların kaçı kadın, o konu henüz muallakta. Şimdi size bütün filmi anlatacak değilim ancak filmi izlerken, gazeteciliğin hala ölmediğini gördüğüm için de mutlu oldum. Olayı ortaya çıkaran Norveç gazetesi VG için çalışan dört gazeteci. Bu iş için tam altı ay, değişik ülkeleri de içeren bir araştırma yürütmüşler. Bir gazetenin, dört muhabirini, 6 ay boyunca bir tek iş için görevlendirmesinin maliyetinin ne olduğunu bilecek kadar gazete, dergi yöneticiliği yaptım. VG yöneticilerine de şapka çıkarıyorum, helal olsun! Emilia Clarke’ı, Game of Thrones dizisinden tanırsınız. Tanımayanlar da gazetelerdeki “nefes kesici” fotoğraflarını görmüş olmalılar. Yerel magazin gazetecisi gibi söyleyecek olursam “güzelliğini cömertçe sergileyen” fotoğraflar bunlar. Emilia Clarke (34) Tinder benzeri bir flört uygulamasına üye olmuş. Magazin gazetelerinde bu haber şöyle yayınlandı: “Aşk hayatında aradığı istikrarı bir türlü yakalayamayan İngiliz oyuncu, zengin ve ünlülerin kabul edildiği bir uygulamada profil oluşturdu.” Bakmaya kıyamayacağınız, “şahane” kelimesinin bile yetersiz kalabileceği genç bir kadından söz ediyorum. Bu “erkek bakışını” bir kenara bırakalım, mesleğinde başarılı bir genç kadın bu. Kapitalizmin bize “başarı standardı” diye dayattığı her şeye de tek başına sahip olabilmiş, bir erkeğe sırtını dayaması gerekmemiş. Ama aradığı gibi bir sevgili bulabilmek için bir çöpçatanlık uygulamasına girmek zorunda kalıyor. Çok yadırgatıcı gibi görünüyor ama aslına bakarsanız hiç de değil. Eskiden mahallelerdeki çöpçatanların işini gören çağa uygun bir düzen bu. Kadınlar özgürleştikçe çöpçatanlık mesleğinin gözden düştüğünü biliyoruz ama günümüzün büyük kentlerinde yaşayan gençleri bir düşünün bakalım: Ruh eşlerini nerede, nasıl bulacaklar? Şanslarına küçük arkadaş çevrelerinde ya da işyerlerinde böyle biri varsa ne ala. Yoksa ne yapacaklar? Aile büyüklerinin onlar için birisini bulmasını mı bekleyecekler? Kaldı ki “aile büyüklerinin” bulduğunu beğenip, beğenmeyeceklerini nasıl bilebilirler. Aile ittirmesiyle mutsuz olabilecekleri bir ilişkiye sürüklenmemek için en baştan buna karşı ayak diremeleri de normal değil mi? Onun için Emilia Hanım ve milyonlarca erkek – kadın benzeri, bu tür sitelerde bir ümit ışığı arıyorlar. Uygulama mağazalarına bakarsanız, bu tür uygulamaların sayısının ne kadar çok olduğunu da göreceksiniz. İhtiyaçlar icatların anasıdır derler; talep olmasaydı, bu kadar uygulama hizmete sunulmamış olurdu. Bilmiyorum hatırlar mısınız? 2019 yılının Aralık ayında CİMER’e başvuran bir vatandaşımız, “devlet gözetiminde bir çöpçatan uygulaması yapılması” talebinde bulunmuştu. Her işi “devletten bekleme” alışkanlığımızın ulaştığı zirve noktası bu olsa gerek diye düşünmüştüm o zaman. Daha da eğlencelisi Aile Bakanlığı da konunun “akademik olarak tartışılabileceği” yanıtını vermiş ve “geleneksel görücü usulü yöntemlerin canlandırılabileceği” kanaatinde olduğunu belirtmekten de geri durmamıştı. Çöpçatan sitelerinin ve sosyal medya uygulamalarının amacı en iyi anlaşacağınız kişiyi sizinle tanıştırmaktır. Bunun için oluşturduğunuz profil önemlidir ki sanıyorum bu sitelerin baş edemeyecekleri sorun da bu olmalı. Online Dating Statistics & Facts internet sitesine göre, 2020 yılında dünya çapında 91 milyon kişi çöpçatanlık uygulamalarını kullanıyordu. Ancak çoğu insan, bir başkasıyla eşleşemiyor, bir randevu ayarlamayı başaramıyor. İngiltere merkezli kamuoyu araştırma şirketi YouGov’un yaptığı bir ankete göre, ülkede yaşayanların yüzde 10’u bu tip uygulamaları kullansa da uygulama aracılığıyla randevu ayarlayabilenlerin oranı yarıdan az. Bu tür sitelerde sorun, eşleştirildiğiniz profilin gerçekten size anlatıldığı gibi birisi olup olmadığı meselesi. Nitekim The Tinder Swindler belgeseli, kurbanları açısından çok yakıcı olan bu acı gerçeği anlatıyor. Jo Nesbo’nun Harry Hole polisiyelerinden birinde de katil, kurbanlarını böyle bir siteden buluyordu. Romanın ismini hatırlamıyorum, polisiye okumanın iyi tarafı da budur zaten. Hoşça zaman geçirir, sonra unutursunuz. Kısa süreli bir flört gibi yani!

Ayrıcalıklı gazetecilikle tanışmaya hazır mısınız?

source

By admina

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir