Habertürk’te konuyu değerlendiren Türk Ceza Kanunu’nun mimarı Prof. Dr. Sözüer şöyle konuştu: ‘Ceza hukuku siyasi amaçlarla kötüye kullanılamasın diye bu davada meslektaşlarımla mütalaa verdik. Bunun nedeni Türkiye’de bu sahneler tekrarlanmasın diyeydi. Ancak maalesef aynı görüntüler tekrarlandı. Mahkeme bu hakim işimize gelmiyor başka bir hakim atıyoruz demişti. Bu doğal hakim güvencesinin ihlalidir. İkincisi kanunda diyor ki bilimsel mütalaa alınır diyor. Oysa onlar mahkeme dinler diyor. Biz bunu eleştirdik. Bu eleştirimiz de yerine gelmedi. Ayrıca dava sürerken mahkeme, kararıyla konuşacak diyorduk. Bunun için çeşitli düzenlemeler var. Ancak bu davaya bir bakıyoruz bir bakan sistematik olarak İmamoğlu’nu suçlu gösterecek şekilde açıklamalarda bulunuyor. Bu da her şeyden önce masumiyet karinesini ihlal eden bir durumdur. Aslında bu olay 31 Mart seçimlerinde başlıyor. Dendi ki terör örgütleri bir takım organizasyonlar yaptı denildi, İmamoğlu da böyle kazandı denildi. Bunların hiçbiri de doğru çıkmadı. Tüm bu süreç sonunda kendisine ‘ahmak’ kelimesi kullanıldı. Bir kişi onu suçlarsa o da aynı kelimeyle karşılık verirse bu eleştiri hakkıdır. Bu süreçte ise bu durumu kötüye kullanalım siyasi yasak getirelim dediler. ‘
Ceza Hukuku Uzmanı Prof. Dr. Ersan Şen, İmamoğlu’na alt sınırdan ceza verilmediğini belirterek, ‘1 yılın altında olsaydı veya hükmün açıklanmasının geri bırakılması olsaydı siyasi yasak olmayacaktı. Ben olsaydım beraat kararı verirdim ama tabi bu benim görüşümdür. Sayın İmamoğlu kaldığı yerden devam edecek. İstinaf yolu var, temyiz yolu var. Bunlar bu ülkenin kanayan yaralarıdır. Ben bugün beraat bekliyordum. Hukukçu olarak bu şekilde düşündüm’ dedi.
Avukat Rezan Epözdemir,  NTV’de katıldığı yayında ‘Ekrem İmamoğlu’nun olası cumhurbaşkanlığı adaylığı mümkün müdür? Önünde bir engel var mıdır?’ sorusuna yanıt verdi. Epözdemir, ‘Normal koşullarda 6 ayda İstinaf ve Yargıtay süreci yetişmez. İstinaf Mahkemesi bu kararı kaldırabilir, beraat ya da adli para ceza verebilir. Sonrasında Yargıtay da kararı bozabilir.’ dedi.
Epözdemir sözlerine şöyle devam etti: ‘Olumsuz senaryoya bakalım. Kararlar diyelim ki İstinaf ve Yargıtay sürecinden geçti ve ceza verildi. Türkiye eşiğinde ortalama 1,5-2 yıl süreçten bahsediyoruz. Ancak burada kişiye özel yargılama olur mu, olmaz mı? 6 aylık süreçte yetiştirilmeye çalışılır mı? Bilemiyoruz. Bizler hukukçu olarak bu sürecin 1,5-2 yıldan önce çözülmeyeceği kanaatindeyiz. Hukuk devletinde bu böyle olur.’

source

By admina

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir